29.02.2008 Tarihli Köşe Yazım.
BİR BAŞKA SORUN DA…
Günler önce gazetemizde yetkili olan Derya Hanımın köşesinde belediyenin sattığı arsalar üzerine bir yazı okumuştum.Derya Hanım o yazısında belediyenin sattığı arsaların parasıyla Van’a gerekli bir takım hizmetler önermişti.Ve bende bugün en önemlilerden olan bir başka soruna değineceğim.İnşallah bu isteğim yerine gelir.
Şimdi bilindiği gibi yüzlerce sivil toplum örgütü ve insanlar çevremizi temiz tutmamız konusunda her gün projeler üretmekte.Televizyon,radyo,gazete v.b basın yayın organlarında reklamlar yapmakta.Amaç daha temiz bir dünya için.Daha temiz bir Van için…
Din Felsefesine baktığımızda onlarca filozofun dini dogmatik olarak kabul ettiğini görebiliriz.Ha bunu anlamak için sadece felsefeye bakmak gerekmez.Değerli büyüklerimizde dini dogmatik(eleştirilemez) kabul etmiş ve bize böyle öğretmişlerdir.Buna diyecek bir şey yok.
Ama büyüklerimiz bize dini sadece böyle öğretmediler.’’Temizlik imanın yarısıdır.’’dediler ve bunu yüzyıllarca tekrarladılar.Elbette ki burada kastedilen sadece bedensel temizlik değildir.Çünkü din bu kadar küçük bir kalıba sığdırılamaz.Yani çok geniş alanları kapsar.Engindir.
Neyse şimdi ‘’Temizlik imanın yarısıdır’’ diye söylenen bu kalıplaşmış söz açıkçası beni bulunduğum,yaşadığım toplum itibariyle endişelendiriyor.
Neden mi? En basitinden bir gün Van’dan doğuya açılan yol olan Hacı Bekir Caddesinin bittiği noktadan şehrimizin içine doğru,‘’mecburiyet caddesi’’ne doğru hiçbir sokağa sapmadan dümdüz gelin.Ha gelirken de sağınıza solunuza bakmayı da ihmal etmeyin.Göreceksiniz ki Sebze Halinden İki Nisan Caddesine kadar bir tane kaldırım çöp kutusu yok.
İki Nisan Caddesine hiç sapmadan Vali konağına doğru düz gelmeye devam edin.Bu 700 metrelik mesafede de bir iki tane bu kaldırım çöp kutularından ya görürsünüz ya görmezsiniz.Şimdi bu şehrin en önemli caddelerinde bu çöp kutularından göremiyorsanız emin olun ki ara sokaklarında ve mahallelerinde hiç göremezsiniz.Mavi bidonlardan görürseniz onlara da dikkatli bakın kalın zincirlerle elektrik direklerine monte edilmiş.
Çalıyor veya kırıyorlar mı? O da sizin sorununuz.(sivil toplum örgütleri,belediye vb kuruluşlar…)Halkınız için bir kuruluşunuz varsa halkınızı da misyonunuz doğrultusunda bilinçlendirip bilinçlendirmemeniz sizin sorununuz.Eee AB’ye katılmak için aday gösteriliyorsak bu kadarı da olsun değil mi?
Yeniden ana caddelerimizden devam edelim. Merak ettiğim bir şey daha var.Acaba belediyemiz tanesi beş on liralık bu küçük,demir çöp kutularından temin edemiyor mu?Hem seçimlerde yaklaştı atak yapmak lazım değil mi?Neyse bunu da geçelim…
‘’Temizlik imanın yarısıdır’’ dedik de ne oldu? Öyle bir zamandayız ki insanlar kişisel çıkarları için asi olabiliyorken, toplumsal sorunları konusundaki haklarını ararken de uysal oluyorlar.Yani resmen birileri tarafından uyutuluyorlar.Ben dinimi seviyorsam ve dinimin yarısı olarak kabul ettiğim temizlik sorununun çözümünü de isterim.Bu en doğal hakkım.Buraya kadar yazdıklarımdan da anlaşılabileceği gibi belediye çöpleri almıyor demiyorum.Çöpleri alabilecek noktaları arttırmıyor.İster istemez şehirde de çöp eksik olmuyor.
Ben o caddelerden çarşıya doğru geldiğimde çöpleri yere atan halkı da haklı buluyorum.Petrol oldu da biz mi içmedik misali…Çöp kutusu oldu da biz mi çöpümüzü kutuya atmadık?
Herhalde ‘’Temizlik imanın yarısıdır’’ sözünden duyduğum endişeyi yukarıdaki yazdıklarımdan anladınız.Bu noktada iki şıkkınız var;
1) Ya kişisel haklarınızı aradığınız gibi toplumsal haklarınızı da ararsınız,
2) Ya da paşa-paşa uyutulmaya devam edersiniz.
Ben her zaman ki gibi birinci şıkkımı seçtim.Ve her zaman ki gibi gereğinin yapılmasını arz etmiş bulundum.Bakarsınız bu isteğim dikkate alınırda birileri sesimi duyar.
Halkımın toplumsal haklarını da aradığı bir Van hayali ile…
Hoşçakalın.

