..:EkSeLaNs-LokO-:... ( WwW.EkSeLaNsLoKMaN.BLogcu.CoM )


...:: **GüNeŞiN DoĞduĞu YeRDeN YüKSeLeN SeS** ::...

MENÜ
KATEGORİLERİM
SON YORUMLAR
SON YAZILARIM
YAZAN YAZARLAR
ÇEŞİTLİ
Bize Mesaj Yazın
İsminiz:
E-Mailiniz:
Mesajınız:

Get your own Poll!
Ücretsiz Online Ziyaretçi Sayacı

<- :: Sonraki Sayfa ->

23/2/2008

29.02.2008 Tarihli Köşe Yazım.

BİR BAŞKA SORUN DA…

Günler önce gazetemizde yetkili olan Derya Hanımın köşesinde belediyenin sattığı arsalar üzerine bir yazı okumuştum.Derya Hanım o yazısında belediyenin sattığı arsaların parasıyla Van’a gerekli bir takım hizmetler önermişti.Ve bende bugün en önemlilerden olan bir başka soruna değineceğim.İnşallah bu isteğim yerine gelir.

            Şimdi bilindiği gibi yüzlerce sivil toplum örgütü ve insanlar çevremizi temiz tutmamız konusunda her gün projeler üretmekte.Televizyon,radyo,gazete v.b basın yayın organlarında reklamlar yapmakta.Amaç daha temiz bir dünya için.Daha temiz bir Van için…

            Din Felsefesine baktığımızda onlarca filozofun dini dogmatik olarak kabul ettiğini görebiliriz.Ha bunu anlamak için sadece felsefeye bakmak gerekmez.Değerli büyüklerimizde dini dogmatik(eleştirilemez) kabul etmiş ve bize böyle öğretmişlerdir.Buna diyecek bir şey yok.

            Ama büyüklerimiz bize dini sadece böyle öğretmediler.’’Temizlik imanın yarısıdır.’’dediler ve bunu yüzyıllarca tekrarladılar.Elbette ki burada kastedilen sadece bedensel temizlik değildir.Çünkü din bu kadar küçük bir kalıba sığdırılamaz.Yani çok geniş alanları kapsar.Engindir.

Neyse şimdi ‘’Temizlik imanın yarısıdır’’ diye söylenen bu kalıplaşmış söz açıkçası beni bulunduğum,yaşadığım toplum itibariyle endişelendiriyor.

Neden mi? En basitinden bir gün Van’dan doğuya açılan yol olan Hacı Bekir Caddesinin bittiği noktadan şehrimizin içine doğru,‘’mecburiyet caddesi’’ne doğru hiçbir sokağa sapmadan dümdüz gelin.Ha gelirken de sağınıza solunuza bakmayı da ihmal etmeyin.Göreceksiniz ki Sebze Halinden İki Nisan Caddesine kadar bir tane kaldırım çöp kutusu yok.

            İki Nisan Caddesine hiç sapmadan Vali konağına doğru düz gelmeye devam edin.Bu 700 metrelik  mesafede de bir iki tane bu kaldırım çöp kutularından ya görürsünüz ya görmezsiniz.Şimdi bu şehrin en önemli caddelerinde bu çöp kutularından göremiyorsanız emin olun ki ara sokaklarında ve mahallelerinde hiç göremezsiniz.Mavi bidonlardan görürseniz onlara da dikkatli bakın kalın zincirlerle elektrik direklerine monte edilmiş.

Çalıyor veya kırıyorlar mı? O da sizin sorununuz.(sivil toplum örgütleri,belediye vb kuruluşlar…)Halkınız için bir kuruluşunuz varsa halkınızı da misyonunuz doğrultusunda bilinçlendirip bilinçlendirmemeniz sizin sorununuz.Eee AB’ye katılmak için aday gösteriliyorsak bu kadarı da olsun değil mi?

            Yeniden ana caddelerimizden devam edelim. Merak ettiğim bir şey daha var.Acaba belediyemiz tanesi beş on liralık bu küçük,demir çöp kutularından temin edemiyor mu?Hem seçimlerde yaklaştı atak yapmak lazım değil mi?Neyse bunu da geçelim…

            ‘’Temizlik imanın yarısıdır’’ dedik de ne oldu? Öyle bir zamandayız ki insanlar kişisel çıkarları için asi olabiliyorken, toplumsal sorunları konusundaki haklarını ararken de uysal oluyorlar.Yani resmen birileri tarafından uyutuluyorlar.Ben dinimi seviyorsam ve dinimin yarısı olarak kabul ettiğim temizlik sorununun çözümünü de isterim.Bu en doğal hakkım.Buraya kadar yazdıklarımdan da anlaşılabileceği gibi belediye çöpleri almıyor demiyorum.Çöpleri alabilecek noktaları arttırmıyor.İster istemez şehirde de çöp eksik olmuyor.

Ben o caddelerden çarşıya doğru geldiğimde çöpleri yere atan halkı da haklı buluyorum.Petrol oldu da biz mi içmedik misali…Çöp kutusu oldu da biz mi çöpümüzü kutuya atmadık?

            Herhalde ‘’Temizlik imanın yarısıdır’’ sözünden duyduğum endişeyi yukarıdaki yazdıklarımdan anladınız.Bu noktada iki şıkkınız var;

1)      Ya kişisel haklarınızı aradığınız gibi toplumsal haklarınızı da ararsınız,

2)      Ya da paşa-paşa uyutulmaya devam edersiniz.

Ben her zaman ki gibi birinci şıkkımı seçtim.Ve her zaman ki gibi gereğinin yapılmasını arz etmiş bulundum.Bakarsınız bu isteğim dikkate alınırda birileri sesimi duyar.

Halkımın toplumsal haklarını da aradığı bir Van hayali ile…

Hoşçakalın.

14/2/2008

14.02.2008 Tarihli Köşe Yazım.

SEVGİ ÜZERİNE

Sevgi kavramı karşılıklı ilişkiler sonucu meydana çıkan duygu alışverişidir dersek sevgiyi adeta öldürmüş oluruz.Çünkü tarihe baktığımızda sevginin ne kadarda kapsamlı bir duygu olduğunu görebiliriz.Uygarlıkların kapışmalarından tutun bir milletin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya gelebilmesine kadar büyük rolü vardır.Firavunun Kraliçesini kıramayıp şuan neredeyse dünyaya hükmeden İsrail oğullarını yok etmek istemesinden Çinlilerin Türkleri esareti altına almak için prenseslerini Türk prenslerine  sevdirmelerine ve günümüze kadar geçen sürede Leyla ile Mecnun’un Mem ile Zin’in,Kerem ile Aslının vb sayamadığım bir çok ulustan bir çok aşkların var olması bu duygunun tarihinin ne kadar da kapsamlı olduğunu gösteriyor bizlere..

  Bir Ateist in eninde sonunda sıkışıp Allah’ım yardım et demesi gibi aşkın da zorunlu bir gereksinim olması bu duygunun günümüze kadar varlığını nasıl koruyabildiğini bizlere açıklar niteliktedir.

  Günümüz gözüyle baktığımız zaman sevginin artık geçmişine göre bozguna uğratıldığını görebiliriz.Ama yaşatanlarda vardır elbet.Ünlü şairlerimiz,ozanlarımız..Dikkat ederseniz ünlü kavramını kullanarak büyüklerden bahsediyorum.Çünkü 2008 gibi her şeyin artık anında tüketildiği bir zamanda ünlü oluna bilmesi oldukça zordur.Dolayısıyla böyle bir duyguyu bir topluma  yaşatmak da zordur.Çünkü sevgi zaman ister umut ile hayat arasına sıkışmış bir insanın bunu yaşatmak istemesi başarıyla sonuçlanmaz herhalde.

   Geçmişe baktığımızda karşılığında imparatorlukların alındığı bu duygunun artık bir iki hediye ile telafi edilmesi bazılarına haliyle saçma gelebilir.Ama özel bir gün olarak görenlerde vardır muhakkak.Eğer bu günü özel bir gün olarak görenlerden iseniz günü hediye vs kendi yöntemlerinizle telafi etmeniz 2008 in normal davranışlarından olur değil mi?Ama yok eğer bu günün artık bir önemi kalmadı diyenlerden iseniz takmayın bunları.Ve hedefinizdeki duygu kalıbını;bir imparatorluğu fetheder gibi,bir ulusu esaretiniz altına alır gibi uğraşmaya çalışın.Kim bilir belki de bu 

yüce duyguyu yaşatan o nadir ünlülerdensiniz..

 

Bir

 

 

SLAYT

SAAT
ARAMA
Google
REKLAM
C-BOX ZİYARET SAYACI

© Şubat 2006 Template byLoKMaN Dot Com



ONLİNE SOHBET


Get your own Chat Box! Go Large!

Copyright © Şubat 2006-LokO. Telif Hakları By_LokO' ya Aittir